Sistem
Hoşgeldiniz...
The Medium Oyun İncelemesi ve PC Sistem Gereksinimleri
1
İnceleme

The Medium Oyun İncelemesi ve PC Sistem Gereksinimleri

Yazar: 3 Şubat 2021
Künyesi
Yayımcı

Bloober Team

Yapımcı

Bloober Team

Çıkış Tarihi

28 Ocak 2021

Platformlar

PC, XBox Series X | S

Oyun Türü

Macera, Psikolojik Korku Oyunu

Oyun Motoru

Unreal Engine 4

ESRB Rating

MATURE 17+

Türkçe Dil Desteği

The Medium oyununun Türkçe dil desteği bulunmamaktadır.

Artı Yönleri

Başarılı bir hikaye, inanılmaz başarılı bir hikayeye sahip The Medium.

Gerilim düzeyi gayet yerinde ve hoş. İnsan gerilmekten zevk alır hale geliyor.

Bölüm tasarımları ve grafikler gerçekten yeni nesil kokuyor.

The Medium'daki bulmacalar asla tekrar etmiyor ve aşırı zevkli.

Tek bir ekranda iki farklı dünyayı yaşamak gerçekten inanılmaz zevk veren bir his.

The Medium daha önce tatmadığınız bir oynanış tarzı sunuyor.

Eksi Yönleri

The Medium'da optimizasyon sorunu kısmen de olsa var, fakat ilerleyen zamanda eminim düzeltilecektir.

Tek ekranda iki farklı dünyayı yaşarken bazen ciddi FPS düşüşleri yaşadım.

The Medium kamera yapısı bazı oyuncuların hoşuna gitmeyebilir. Fakat bu bir eksi değil, oynadıkça alışıyorsunuz, göze batmıyor ve çok kısa sürede alışıyorsunuz.

The MediumDaki karakterimizin koşma hızı bazı aksiyon sahneleri dışında çok yavaş. Bi süre sonra "koşsana be kızım bu ne yahu" dediğim oldu. Bu da bi eksi değil fakat belirtmekte fayda var.

Puanlar
Editörün Puanı
Okur Puanları
Siz de Puanlayın
Oynanış
9.5
9.0
Senaryo
9.5
9.5
Grafikler
9.5
10
Ses ve Müzikler
10
10
Aldığı Puanlar

Veee en önemlisi, en büyük artısı müzikler. İnanılmaz hoş, atmosferi tam anlamıyla hissettiren ve yaşatan o müzikler.

The Medium oyununu oynamasanız bile kesinlikle dinlemeniz gereken müziklere sahip.

Akira Yamaoka tam bir sanatçı. Eserleri ise baş yapıt müzik dünyasında. Oyun dışında bile tekrar tekrar bıkmadan dinleyeceğim o müzikleri.

9.6
Editörün Puanı
9.6
Okur Puanları
1 Oy
Oyladınız

Bugün minimum ve önerilen sistem gereksinimlerine de değindiğimiz macera ve psikolojik korku oyunu The Medium oyun incelemesi ile karşınızdayız arkadaşlar. İmkanım olmadığı için Silent Hill: Downpour’u oynayamamış ve Silent Hill HD Collection’ın patlak çıkmasından yorulmuş bünyemi 2 sene sonra hallaç pamuğu gibi silkeleyip iyice yumuşatan P.T. deneyiminden sağ çıktıktan sonra, büyük bir mutluluk ve umutla, sislerin arasından Bubble Head Nurse’lerin radyo cızırtılarını duyacağım günü beklemeye başladım. Daha sonraları Kojima’yla Konami’nin arası bozuldu, Silent Hills de yalan oldu.

Microsoft’un The Medium tanıtımında oyunu ilk gördüğümde, işte beklediğim Silent Hill çakması oyun bu olacak sanırım diye düşündüm ve bu da bir şeydir en azından demiştim. Bloober Team‘in önceki oyunlarından sadece Layers of Fear’ı oynamış ve beğenmiştim. Ardından oyun müziklerini Akira Yamaoka’nın yaptığını öğrenince yerimde biraz daha kıpırdandım ama çok da heyecanlı değildim açıkçası. Şimdi gelelim The Medium’un detaylarına.

The Medium Sistem Gereksinimleri
Minimum

İşletim Sistemi Windows 10 veya üzeri 64-Bit işletim sistemi.
İşlemci Intel Core i5-6600 3.30 Ghz. ya da AMD Ryzen 5 2500X 3.6 GHz. veya üzeri işlemci.
Ram 8 Gb. veya üzeri ram miktarı.
Ekran Kartı AMD Radeon R9 390X ya da NVidia GeForce GTX 1650 veya üzeri en az 4-6 Gb. belleğe sahip ekran kartı.
Harddisk 55 Gb. boş alan.
DirectX DX 11
Notlar The Medium minimum sistem gereksinimleri 1080p ekran çözünürlüğü için verilmiştir.

Hikayesi:

Son bir kaç ay içinde oynadığım en iyi hikayesi olan bir oyun The Medium. Her bir sahnesiyle, her bir anıyla beni gerçekten içine çeken ve sürekli merak içinde sürekli gererek oynadığım nadir yapımlardan. Gerçek anlamda gerilme hissini şimdiye kadar iki oyunda tattım; biri “Silent Hill 2″ diğeri ise ” The Medium”.

The Medium oyununun hikayesi gayet sürükleyici, oynayış tarzınıza göre 8-10 saatlik bir oynanış süresi var. Arafta kalan ruhlara değnekcilik yapıp (geçmişlerini ve isimlerini öğreniyoruz) huzura erdiriyoruz, böyle geçiyor zamanımız.

Sonra bir şeyler oluyor, oturduğunuz koltukta daha bi dikleştiriyorsunuz sırtınızı, işler baya bi ilginçleşiyor yani. The Medium’da çok fazla karakter yok, sırrı erken de bozmamak için hikaye sağa sola dağıtılan echolar/notlar aracılığıyla verilmiş (olması gereken de bu zaten ben çok severim) ama kardeş, bu adam kim yaf.

Verecek ışığı olmayan, karanlığı sever…

O kadar not okudum, echo dinleyip sağa baktım sola baktım, tamamdır demek ki buymuş diyordum ki, The Medium’un hikayesine biri daha dahil oluyor, sonra echolar notlar birbirine karışıyor.

Yahu ben ne diyordum? Heh işte, filmlerde veya oyunlarda karşılaştığımız bu tür dalgalanmalar insanın hoşuna gidiyor doğrusu. Fakat kendi kendime yaptığım bir hatadan dolayı şu an The Medium’un hikayesini tamamen yanlış kurduğumu farkettim. Olmayan bir twist inşa ettim bunun sebebi ise Troy Baker’ın sesine kendi sesimden daha çok aşina olmam. Bu, hikayeyi yanlış anlamamı sağlayan unsur oldu.

Kendisi oyunda The Maw karakterini seslendiriyor fakat ben echolardaki sesi de o sandım (hatta credits ekranına kadar da hala o sanıyordum) ve iki ses arasında bağ kurmaya çalıştım hep. Aha dedim yakaladım seniiii, meğerse Vincent diye bi adammış (Bu denli ses benzerliği inanılmaz). Tüm bu karman çorman olayların eşliğinde o ana kadar anladığım hikaye zor anlaşılan bir hale dönüşüyor.

The Medium Sistem Gereksinimleri
Önerilen

İşletim Sistemi Windows 10 veya üzeri 64-Bit işletim sistemi.
İşlemci Intel Core i5-9600 3.10 Ghz. ya da AMD Ryzen 7 3700X 3.6 GHz. veya üzeri işlemci.
Ram 16 Gb. bellek miktarı.
Ekran Kartı AMD Radeon RX 5600XT | Radeon RX 6800 ya da NVidia GeForce GTX 1660 Super | RTX 2080 | RTX 3060 Ti veya üzeri en az 8-16 Gb. belleğe sahip ekran kartı.
Harddisk 55 Gb. boş alan miktarı.
DirectX DX 12
Notlar The Medium önerilen sistem gereksinimleri 1080p ve 4K ekran çözünürlükleri için verilmiştir.

The Medium Bastille Sadness

Oynanış:

The Medium oynayışımın ardından türü seven biri olarak ilk izlenimim şu anda olumlu yönde. The Medium’un grafikleri güzel, optimizasyon kötü ama oyunun mekanikleri yüzünden biraz da zor bir olayın altından gene de iyi kalkılmış bence.

Evet oyunun esas olayı olan, 2 boyut arasında kah aynı anda var olarak kah zırt pırt geçiş yapmak suretiyle bulmaca çözme fikri güzel çalışıyor. Oyunun hemen başında olduğumun bilincinde olarak şu ana kadar yürüme simülasyonundan hallice bir bulmacayla karşılaşmadığımı söyleyebilirim ama eğlenceliydiler.

İlk karşılaştığım aksiyon sekansından sonra “Eh,olmasa da olurdu” diye düşünürken, sonraki aksiyon ve gizlilik durumlarının oyuna iyi yedirilmiş olduğunu görünce yavaş yavaş oyun gözümde yükselmeye başladı.

Umarım ilerleyen zamanlarda bulmacaları da en azından biraz daha zorlayıcı yapmış olduklarını görürüz. Yani SH deki bir piyano bulmacası gibi kafamızı yakmasın tamam da (bu devirde artık o iş yemez zaten) “al bu kapı, ahanda bu da sapı” gibi bir durum da olmasındır dileğim.

Oyun yarı sabit kamera açılarını kullanmasıyla, osuyla busuyla, klasik korku hayatta kalma oyunlarını ne kadar hatırlatsa da, ilginç bir şekilde kendi modern ve özgün havasını da hissettirdi bana ve şaşırttı beni açıkçası. Bu yüzden oyuna “şunun bunun çakması” demek kesinlikle yapımcılara haksızlık olur. Bu açıdan tebrik ediyorum oyunu.

Eski ile yeni, klasik ile modern dokunuşlar aynı potada eriyip önümüze sunulmuş The Medium’da, güzel de olmuş. Oynarken kendimi Silent Hill atmosferine girmiş olarak buldum, bunda sadece müziklerin değil ortamında etkisi var.

The Medium’da yaratılan yapılar, harita ve bölüm tasarımları, kamera açıları, çevreyle etkileşim. Kısaca birçok şey eski öncüllerinin izinden giderek yapılmış, harika olmuş benim açımdan. 2015’ten beri her Gamescom/E3 döneminde yeni bir Silent Hill bekleyen bünyemin ihtiyacını büyük oranda karşıladı diyebilirim.

Grafik ve Müzikler:

The Medium’un grafikleri oldukça iyi diyebilirim, optimizasyon kötü ama oyunun mekanikleri yüzünden biraz da zor bir olayın altından gene de iyi kalkılmış diye düşünüyorum. Karakter tasarımları ise yeterli bence.

Müziklere Akira Yamaoka dokunuşları hemen belli ediyor kendini ama SH serisine bu adamın katkısı müzikleri kadar, genel ses tasarımına olan müthiş katkısıydı asıl. Yani ses efektlerinin etkisi kadar sessizliği de inanılmaz güzel kullanmasıyla akıl almıştı zamanında üstat. Neyse göreceğiz onu da artık (ya da duyacağız umarım).

Oyun müzikleri anlamında en sevdiğim 3 müzisyenin ikisi The Medium oyununda. Birini yıllardır tanıyorum, yukarıda bahsetmiştim; Yamaoka. Diğeri ise son dönemlerde yaptığı işlerle göz doldurmaya başlayan yeni yeteneğimiz (Reikowski).

Türkçe dil desteği olsa kesinlikle harika olurdu, dil seviyemin yettiği kadar oyunu oynadım gayette anladım. Oyunun iç atmosferi, akıcı senaryo, harika bulmacalar, iyi seslendirmeler ve harika müzikleriyle bizi oyunun içine hapseden bir yapıt diyebilirim.

Son Sözler:

Artık bu türde AAA oyunlar az bulunuyor, Resident Evil serisi ve indie oyunlar dışında bu türde daha fazla oyun görmeyi temenni ediyorum ve gidip şu Sadness’in derdi neymiş bir öğreneyim diyorum.

Genel olarak toparlamak gerekirse, ufak tefek, yok denecek kadar az olan hataları göz ardı edersek sizleri inanılmaz deneyimler yaşatacak bir oyun bekliyor. Fırsatınız ve zamanınız varsa kesinlikle düşünmeden şans verin. Gerçekten başarılı bir yapım olmuş, The Medium’un artı ve eksilerini ise aşağıda belirttim, oradan inceleyebilirsiniz.

The Medium oyun incelememiz ile oyunda karşılaştığınız hatalar ve sistem gereksinimleri hakkında yorumlarınızı bekler, yazımızı beğendiyseniz paylaşmanızı rica ederiz.

Yazar Hakkında
blank
Veteran Soldier
Yazılarını sosyal medya platformlarınızda paylaşmanızdan, sitede sörf yapmanızdan ve yorum yazmanızdan memnuniyet duyan bir website çalışanı ve amatör Call of Duty oyuncusu...
0 0 Oy
Derecelendirmeler
Abonelik
Bildir
1 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments