Sistem
Hoşgeldiniz...
Ryse: Son of Rome İncelemesi ve Sistem Gereksinimleri
İnceleme

Ryse: Son of Rome İncelemesi ve Sistem Gereksinimleri

Yazar: 11 Kasım 2020

Minimum ve önerilen sistem gereksinimleri bilgilerini de bulabileceğiniz Ryse: Son of Rome oyun inceleme yazıma hoşgeldiniz arkadaşlar. Roma dönemi, lejyonlar, asiller, barbarlar, gladyatörler ve daha nicesi. Sanırım hepimiz Roma dönemini bizlere yansıtan bir oyunu özlemişizdir.

O mimariyi ayaklarımızın altına sererek bizlere o havayı yaşatacak güzel bir oyuna sizi bilmem ama ben uzun zamandır hasrettim. Xbox One’a özel olarak çıkacağı duyurulan Ryse: Son of Rome’ı merakla beklemem de bu yüzdendi.

Tabii oyunu beklememin bir diğer sebebi de Crytek tarafından geliştiriliyor olmasıydı. Far Cry, Crysis derken en sonunda Crytek, FPS türü dışında bir türe yelken açmaya karar vermişti ve bunun bir örneğini Xbox One’da Ryse: Son of Rome ile bizlere gösterecekti.

Aslında incelemenin başından belirtmek isterim ki Ryse: Son of Rome bir oyun değil. Kendisi bizlere oyun olduğunu iddia ediyor ama inanın bana tam bir oyun olduğunu söylemek çok zor. Evet, adam kesiyoruz, evet, özellik geliştiriyoruz, evet ilerliyoruz da. Ancak bu unsurlar maalesef elimizdekini bir oyun yapmaya yetmiyor.

Oyun dediler, teknoloji demosu çıktı!

Peki ne diyelim o zaman Ryse: Son of Rome için? İnteraktif film mi? Ancak bu tanımı da Heavy Rain ve Beyond: Two Souls gibi oyunlar için kullanıyoruz. Onlar da en azından bize hikayenin gidişatı için seçim şansı tanıyor. Ryse’da böyle bir durum da yok.

Durun, sanırım Ryse: Son of Rome için en uygun tanımı buldum: Teknoloji demosu. Genelde ekran kartı üreticilerinin kartın gücünü göstermek için ortaya çıkardıkları videolara, tanıtımlara bir örnektir teknoloji demoları. Adı üzerinde kullandığı teknolojiyi bizlere göstermek için yaratılmışlardır.

Misal, beyinsiz FPS oyunlarının güzide örneklerinden Serious Sam, aslında bir ekran kartı için teknoloji demosu olarak çıkarılmıştır. İşte Ryse: Son of Rome’da bana bu hissi yaşattı. Sanki XBox One’ın neler yapabileceğini göstermek için çıkarılmış 5-6 saatlik bir teknoloji demosuydu kendisi.

Ryse: Son of Rome Sistem Gereksinimleri
Minimum

İşletim Sistemi Windows Vista, Windows 7, Windows 8, Windows 10 veya üzeri 64-Bit işletim sistemi.
İşlemci Intel Core i3-3220T 2.80 Ghz. ya da AMD Phenom II X4 945 3.0 Ghz. veya üzeri işlemci.
Ram 4 Gb. veya üzeri ram miktarı.
Ekran Kartı AMD Radeon HD 7770 ya da NVidia GeForce GTX 560 veya üzeri en az 1 Gb. belleğe sahip ekran kartı.
Harddisk 26 Gb. boş alan.
DirectX DX 11

Hikayesi:

İsterseniz ana karakterimiz Marius’un hikayesinden başlayarak Ryse: Son of Rome’un hangi konularda iyi, hangi konularda kötü olduğuna hep beraber bakalım. Böylece oyunu neden teknoloji demosu gibi algıladığıma da bir cevap bulabiliriz.

Ana karakterimiz Marius Titus, bir Roma askeri. Ryse: Son of Rome oyununun hemen başlangıcında Marius ile beraber Roma topraklarına giren Barbarları durdurmaya çalışıyoruz. Ancak hikayeye asıl girişimiz Marius’un 10 yıl öncesine giderek, kendi hikayesini anlatmasıyla başlıyor.

Barbarlar Roma’ya Karşı…

Barbarlara karşı intikam yemini eden Marius’un 10 yıl içerisinde nasıl efsanevi bir savaşçı haline geldiğini görüyoruz. Bu 10 yıllık hikayede Romalı hükümdarların bencilliklerini, aslında tam bir Roma milliyetçisi olan Marius’un kendi üslerini sorgulamaya başlamasını ve akıl hocamız Vitallion ile ilişkilerimizin gelişimini görüyoruz.

Her ne kadar Ryse: Son of Rome hikayesi en başında vasat diyaloglarla bürünmüş çok klişe bir hikayeymiş gibi gelse de aslında oyunla geçirdiğiniz bir yarım saatin ardından hikayeye kendinizi kaptırıyorsunuz. Yanlış anlamayın, Ryse’ın öyle ters köşeye yatıran, çok farklı bir hikayesi yok.

Ryse: Son of Rome oyununu oynarken bugüne kadar gördüğünüz Roma dönemi filmlerini (Gladyatör gibi) hatırlayacaksınız. Ancak hikayenin çok farklı olmaması, kötü olduğu anlamına gelmesin. Çünkü Ryse’ın en iyi başardığı iş, hikaye sunumu olmuş.

Ara sahnelerin yönetimi, karakterlerin seslendirmesi ve mimikleri mükemmel bir bütünlük sağlıyor. Hatta o kadar iyi ki ara sahneler girdiği zaman, oyun oynadığınızı bile unutabilirsiniz.

Girişi oyunun artılarından yapmışken, yazımıza da oyunun artılarından devam edelim. Oyunun hikaye sunumunda artı olarak belirttiğim mimikler ve seslendirmeler, sadece ara sahnelerde değil, oyunun geri kalanında da aynı kalitede devam ediyor. Yani oyunun teknik kısmı en can alıcı noktası.

Ryse: Son of Rome karakter modellemeleri, dövüş esnasındaki surat ifadeleri, kaplamalar, ışıklandırmalar tek kelimeyle şahane. Özellikle alevler arasındaki dövüşlerde alevleri seyretmekten dövüşe konsantre olamadım. Anlayacağınız Crytek yine uzmanlık alanını konuşturmuş ve Ryse: Son of Rome’u görsel şölene çevirmiş.

Oynanış:

Şimdi birazda Ryse: Son of Rome’un oynanışından bahsedelim. Duymak istediğinize emin misiniz? Peki o zaman. Geçelim Ryse: Son of Rome’un neden iyi bir oyun olamadığına. Ryse: Son of Rome bir aksiyon oyunu. Aslında başta söylemem gereken şeyi şimdi söyledim. Bunun sebebi oyunun aksiyon olarak üzerinizde büyük bir izlenim uyandırmaması.

Oyun boyunca kullanabileceğiniz 4 hareketiniz var. Kılıçla yaptığınız saldırı, düşmanların korumasını kırmak için kalkanla vurmak, kaçmak ve korunmak. Evet, oyunun başından sonuna kadar bu dört hareket dışında herhangi bir hareketiniz bulunmuyor.

Aksiyon oyunlarının olmazsa olmazı kombolar, Ryse: Son of Rome’da yer almıyor. Sadece karşınıza gelen düşman tipine göre bastığınız tuşun önceliği değişiyor. Karşınıza kalkanlı bir düşmanın geldiğini düşünün. Bu düşmanlara direkt saldırı bir işe yaramıyor, korunuyorlar.

Bu sebeple önce düşmana kalkanınızla vurarak korumasını kırıyorsunuz ve ardından saldırı tuşuna basıyorsunuz. Olay bu kadar sığ ve basit. Böyle saysam saysam dört, bilemediniz beş farklı düşman tipi sayabilirim.

Düşünün, 5 saat boyunca aynı tarzda gelen düşmanlarla kapışıyorsunuz. Zaten bir süre sonra tüm düşmanlara karşı olan yaklaşımınız reflekslerinize yansıyor. Bu yüzden oyun ilerledikçe zorlaşması gerekirken yer yer çok kolaylaşıyor. Yapımcılar da zorluğu arttırmak için en basit yolu seçiyor ve üzerimize daha fazla düşman yolluyor.

Kontrolörler:

Türü aksiyon olan bir oyun için Ryse: Son of Rome oldukça sığ. Ancak yine de bir iki ufak detay ile işi şenlendirmeye çalışmışlar. Bunlardan en önemlisi sinematik ölüm sahneleri. Dövüştüğünüz düşmanlara biraz hasar verdiğiniz zaman üzerlerinde kuru kafa işareti çıkıyor.

Tam bu esnada RT tuşuna basarsanız sinematik bir öldürme sahnesi devreye giriyor. Burada ise yapmanız gereken tek şey düşman üzerinde yanan renkleri takip etmek. Zaten ya mavi yanıyor, ya da turuncu.

Mavi renk gamepad üzerindeki X tuşunu, sarı renkse Y tuşunu simgeliyor. Bu renkler yandığı zaman alakalı tuşa basarsanız düşmanı öldürebiliyorsunuz. Peki basmazsanız? O zaman da düşmanı öldürüyorsunuz. Hem de ekranda hiçbir değişiklik olmadan. Peki niçin mi tuşa basıyoruz?

Açıkçası yapımcı ekip tüm öldürme sahneleriyle teker teker uğraşmak istemediği için basit bir yöntem bulmuş. Eğer Ryse: Son of Rome öldürme sekanslarında çıkan tuşlara doğru zamanda basarsanız bonus alıyorsunuz.

Basamazsanız yine düşmanı öldürüyorsunuz ancak bonus kazanamayorsunuz. Olay bu kadar basit. İster daha fazla XP kazanırsınız, isterseniz de canınızı yenilersiniz. Dört farklı seçim hakkınız var, oyun esnasında istediğiniz zaman bu seçiminizi hızlıca değiştirebiliyorsunuz.

İlk başta güzel gelen bu sinematik öldürme sekansları belli bir noktadan sonra tekrara bindiği için can sıkmaya başlıyor. Öldürme sekanslarını devreye sokmamızın neredeyse tek sebebi de bu bonuslar oluyor. Oyuncuyu işin içinde tutuyor ancak ucuz bir yöntem olduğu da su götürmez bir gerçek.

Silahlar:

5-6 saatlik oyun süreniz boyunca neredeyse 4 saatinizi bu saydığım aksiyon şekliyle geçireceksiniz. Ancak arada karşınıza çıkan ufak tefek farklılıklar da var. Bunlardan bir tanesi menzilli silahlar kullanmak. Bazen crossbow, bazen bir mızrak kullanarak düşmanlarınızla mücadeleye girebiliyorsunuz.

Ancak burada da yapmanız gereken tek şey, crosshair’ı bir düşmanın yanına yaklaştırmak. Sonrasında oyun otomatik hedefleme yapıyor ve size sadece tetiğe basmak için beklemek kalıyor. Aslında bu kısımlar oyunun geneline göre oldukça gereksiz kalmış. Sadece farklılık olsun diye konulmuş, üzerine neredeyse hiç düşünülmemiş.

Daha az karşılaşacağınız bir diğer kısımsa ‘300 Spartacılık’ oynadığınız kısım. Yanınıza yaverlerinizi alıyorsunuz ve Roma’nın meşhur saldırı pozisyonuna geçerek tek omuz hizasında düşmanlarınızın üzerine yürüyorsunuz. Genellikle karşı tarafta sayıca fazla okçu varsa bu pozisyonu alıyorsunuz.

Ancak yanlış anlamayın, bu sizin tercihiniz olmuyor, oyun size, “Şimdi de böyle bir sahnemiz var!” diye dayatma yapıyor. Yani sırası geldi mi oynayacaksınız, kaçar yolunuz yok. Bu kısımlar kısa sürüyor, ancak eğlenceliler. Roma döneminde geçen bir oyun oynadığınızı size vurguluyorlar.

Kinect:

Bu yukarıda saydıklarımla paralel olarak bir de Ryse: Son of Rome oyununun Kinect uyumlu kısmı var. Hatırlarsanız Ryse çıkmadan önce sadece Kinect ile oynanabileceğine dair dedikodular vardı. Ancak öyle bir durum söz konusu değil. Kinect oyunun sadece ufak bir kısmında yer alıyor. Hatta isterseniz kullanmayabilirsiniz de.

Oyun içerisinde Kinect’le zaman zaman komut verebiliyorsunuz. Bu komutlar genellikle “Beni koru” veya “Yaylım ateşi aç” gibi basit komutlar oluyor. Bu komutlar aşağıda kendini gösterdiği zaman size tek düşen bu komutları sesli bir şekilde söylemek.

Daha sonrasında emrinizdeki askerler bunu algılıyor ve görevlerini yerine getiriyorlar. Telaffuz konusunda bir sıkıntı yaşamadım. İyi telaffuz etmediğim zamanlarda bile Ryse: Son of Rome oyunu ne demek istediğimi algılamayı başardı.

Ryse: Son of Rome Sistem Gereksinimleri
Önerilen

İşletim Sistemi Windows 7, Windows 8, Windows 10 veya üzeri 64-Bit işletim sistemi.
İşlemci Intel Core i5-2500K 3.30 Ghz. ya da AMD FX-6350 Six-Core 3.9 GHz. veya üzeri işlemci.
Ram 8 Gb. bellek miktarı.
Ekran Kartı AMD Radeon HD 7850 ya da NVidia GeForce GTX 660 Ti veya üzeri en az 2 Gb. belleğe sahip ekran kartı.
Harddisk 26 Gb. boş alan miktarı.
DirectX DX 11

Özellikler:

Aksiyonun yanında meze olması niyetiyle RPG ögelerini de oyuna yerleştirmişler. Ancak bunlar da Ryse: Son of Rome oyununun geri kalanı gibi yüzeysel olmaktan öteye gidememiş. Öldürme animasyonları, can barınızı arttırmak gibi tecrübe puanlarınızla alabileceğiniz geliştirmeler mevcut.

İsterseniz para harcayarak da bu geliştirmeleri alabiliyorsunuz. Ancak bunlar görünürde Ryse: Son of Rome oynanış deneyiminize çok az katkı sağlıyorlar. Kısacası laf olsun diye konulan bir başka özellik daha.

Ah, keşke biraz daha oyun olsaydın…

Aslında Ryse: Son of Rome’a çok sinirli olduğumu söyleyebilirim. O kadar güzel kurgulanmış ve sahnelenmiş bir yapıt ki kendisi biraz rötuş ile yılın en iyi oyunları arasına adını yazdırabilirmiş. Ancak bu yüzeysel haliyle kendisine oyun demek, diğer oyunlara ayıp olur. Maalesef Ryse, şu anki haliyle XBox One’ın teknolojik olarak neler yapabileceğini gösteren bir teknoloji demosundan öteye gidememiş.

Sanırsam Crytek başka bir projeyle uğraşıyor ki Ryse’ı oynanış anlamında çok önemsememiş. Hatta o kadar ki oyundaki düşman modellemelerin hepsi neredeyse aynı. Evet, oyunla ilgili en can sıkıcı noktayı sona sakladım. Oyunda kestiğiniz düşmanların hepsi neredeyse aynı.

Crytek düşmanların özelliklerine göre bir tip belirlemiş ve hep o tipi karşınıza çıkarıyor. Oyunun sonuna kadar aynı kalkanlı düşmanı kesmekten sıkıldım, bir de aynı anda 3 tanesiyle savaştım. Yani düşünün ki aynı anda 5 kişi karşınıza çıkıyor ve bu 5’inden üçüyle ikisi birbirinin aynısı.

Crytek gibi bir firma yeni nesil ile boy gösterisi yapmaya çalışırken böyle bir detayı nasıl atlar hayret ediyorum. Bir aksiyon oyununda oyun boyuca göreceğiniz düşmanların sayısı bir elin parmaklarını geçmez mi yahu? Yakışmamış.

Son Sözler:

Oynanış anlamında tek düzeliği kıracak detaylarla beraber Ryse: Son of Rome, XBox One’ın göz bebeği haline gelebilir ve konsol sattıran ‘o’ oyun olabilirmiş. Ancak bu kadar “-miş”li konuşma yeter. Çünkü Ryse’a dönüp baktığımızda alelacele çıkarılmış bir oyundan başka bir şey göremiyorum.

Harcanmış bir potansiyel. Maalesef yazık olmuş. Fakat umarım ki bu durum Crytek için negatif bir geri dönüşe yol açmaz ve FPS dışında farklı türlerde oyun geliştirmeye devam ederler. Çünkü biraz daha gayretle başka türlerde de kaliteli oyunlar çıkarabilecekleri konusunda beni ikna etmeyi başardılar.

Künyesi
Yayımcı

Microsoft, Crytek, Deep Silver

Yapımcı

Crytek

Çıkış Tarihi

XBox One için: 22 Kasım 2013

PC için: 10 Ekim 2014

Platformlar

PC, XBox One

Oyun Türü

Aksiyon, Macera

Oyun Motoru

CryEngine

ESRB Rating

MATURE 17+

Türkçe Dil Desteği

Ryse: Son of Rome'un Türkçe desteği bulunmamaktadır.

Artı Yönleri

Grafikleri,

Atmosferi,

Hikayenin sunumu.

Eksi Yönleri

Oynanış,

Kısır bir aksiyon,

Düşman modellemeleri tekrar ediyor,

Oyun kendini tekrar ediyor.

Puanlar
Editörün Puanı
Okur Puanları
Siz de Puanlayın
Genel Değerlendirme
7.5
7.9
Aldığı Puanlar

Ryse: Son of Rome, XBox One için çıkan sayılı özel oyunlardan biri. Peki konsol aldıracak kalitede bir oyun mu? Kesinlikle değil. Olabilir miymiş? Kesinlikle olabilirmiş.

7.5
Editörün Puanı
7.9
Okur Puanları
1 Oy
Oyladınız
Yazar Hakkında
blank
Veteran Soldier
Yazılarını sosyal medya platformlarınızda paylaşmanızdan, sitede sörf yapmanızdan ve yorum yazmanızdan memnuniyet duyan bir website çalışanı ve amatör Call of Duty oyuncusu...
Abonelik
Bildir
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments